14.4.09

durun siz kardeşsiniz


Galatasaray ile oynadığımız derbi maçı sonrası, hayatımın en kötü gecelerinden birini geçirdiğimi söyleyebilirim. Maç sonrasında, maçın stresini atlatıp eve gittiğimde olanın bitenin ancak farkına varabildim. Yaşanılan olaylardan büyük üzüntü ve huzursuzluk duydum. Bütün bir gece boyunca kendime hep "Biz ne yaptık böyle?" sorusunu sordum durdum. Tüm Türkiye'nin gözleri önünde, ülkemizin idol oyuncuları olarak yaptıklarımız bize hiç yakışmadı. Profesyonel futbol yaşantımda ilk kez gördüğüm kırmızı kartı kendime hiç yakıştıramadım. Maç içinde bir futbolcu maçın heyecanı, stresi ve yaşadığı baskı nedeniyle çok sağlıklı düşünemeyebilir. Çoğu zaman dışarıda çok sakin kişiliği olan futbolcular bile, saha içinde farklı bir kimliğe bürünebilir. Ben genellikle sinirlerine hakim olabilen, sakin bir kişiliğe sahibimdir. Ancak bu kez maçın aşırı gerginliğinden ben de etkilendim. Maçın son dakikalarında çıkan olaylarda asıl amacım ortalığı yatıştırmak olmasına rağmen, Arda'yı ayırmak isterken, kontrolsüzce yaptığım sert hareket hem Arda, hem de izleyenler tarafından yanlış algılandı. Sonrasında ise Arda'nın verdiği tepki neticesinde benim de sinirlerim boşaldı ve kimsenin görmek istemediği o tatsız olaylar ortaya çıktı.Arda benim için çok farklı biri. Bir rakip, bir meslektaştan öte, benim için bir kardeş. Avrupa Şampiyonası sırasında yaklaşık 45 gün boyunca Milli Takımda Arda ile yediğim, içtiğim ayrı gitmedi. Birlikte sevindik, birlikte üzüldük. Daha sonraki Milli Takım kamplarında da durum aynı idi. Gerçek bir abi kardeşin ilişkisi ancak bizimki kadar olabilirdi. Böylesi bir ilişkinin, anlık bir sinir ve tepki sonucu bozulmasına ne ben, ne de Arda izin verir. Öncelikle tüm futbolseverlerden onları böylesi olaylara tanıklık ettirdiğimiz için ve bize yakışmayan davranışlarda bulunduğumuz için, özür diliyorum. Sonrada canım kardeşim sevgili Arda' yla birlikte böyle bir olaya karışmış olmaktan duyduğum üzüntüyü belirtmek istiyorum. Ben kendi adıma bir daha böyle bir olaya karışmayacağımın sözünü veriyorum.

SEMİH ŞENTÜRK

***********************************************************************************************

Pazar gecesi Ali Sami Yen Stadı’nda maçın bitimine doğru yaşanan istenmeyen olaylar beni de derin üzüntüye boğmuştur. Özellikle Milli Takım ve Fenerbahçe’den her zaman ağabey olarak gördüğüm, sevdiğim ve ailesiyle görüştüğüm Semih Şentürk ile istemeden ve düşünmeden içine düştüğümüz durum ve ortaya çıkan fotoğraf hiç bir zaman arzu etmediğim ve hiçbir zaman onaylayamayacağım görüntülere neden oldu.Gerek kişiliğim gerekse futbol kimliğime yakışmayan bu olayın içinde Semih Şentürk’le birlikte olumsuz olarak anılmak bizim gibi birbirine saygı ve sevgisi tartışılmaz iki oyuncunun görebileceği en büyük cezadır diye düşünüyorum. Semih Şentürk’ün içten açıklaması ve yaklaşımı içinde hissettiklerini ben de onun gibi bir ağabeyim için düşünüyorum. Saha içinde yaşanan olumsuzlukların saha içinde kalması gerektiğini biliyorum. Kimin haklılığından çok dostluğumuzun, ağabey-kardeş ilişkimizin devamının önemli olduğu bilincinde yaşananlardan dolayı tüm spor kamuoyundan ve Türk halkından özür dilerim. Ayrıca Semih Şentürk ile bugüne kadar gelen inanılmaz dostluğumuzun asla tükenmeyeceğini buradan belirtirken, ona olan sevgi ve saygımın ise sonsuza kadar süreceğinin bilinmesini isterim.

Saygılarımla,

ARDA TURAN

daha söze gerek yok. en başından beri yakışanı buydu.

1 yorum:

âyine-i devrân dedi ki...

özür dilemiş olabilirler birbirlerinden ama ben artık milli takımdaki atmosferin ne kadar samimi olduğu konusunda şüphelere sahibim, sadece semih ve arda değil diğerlerinin de olayların içinde olması(özellikle sabri ve emre b.'nin halleri hiç hoş değildi) beni bu düşünceye sevk etti, çok sinirlendik böyle davrandık diye bir bahaneyi ben kabul edemem çünkü insanın asıl kalitesi bu gibi zamanlarda belli olur, malesef topluca sınıfta kaldılar :(